DünyaRSS
Tümü
Kadri Gürsel kgursel@milliyet.com.trkgursel@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

12 Eylül’de halkoyuna sunulacak olan AKP’nin anayasa değişikliği paketi, büyük eksikliklerine rağmen, kendi içinde tutarlı ve dolayısıyla olumlu bir paket olsaydı... Kaşıkla verirken, sapıyla demokrasinin gözünü çıkarmaya kalkmasaydı...
“Kaşığın sapıyla göz çıkarmak” derken, paketteki, yargıyı siyasi iktidarın egemenliğine sokarak kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıracak olan, HSYK ve Anayasa Mahkemesi ile ilgili “stratejik” maddeleri kastediyorum...
“Nasıl olur da 12 Eylül zihniyetinin milli irade üzerindeki en kara gölgesi olan yüzde 10’luk seçim barajının düşürülmesi bu pakette olmaz? Sizi gidi demokrasi münafıkları sizi, 12 Eylül’de benden size kahverengi!” demeye hakkım olur muydu?
Hayır. Ben de “Yetmez ama evet!” derdim.
Topluma yetmeyen paketin AKP iktidarına yeten bu haline, faydalı ve tadı hoş olanlarının yanında yenilince demokrasiyi zehirleyecek, nahoş kokulu ve kahverengi bazı maddeler karıştırılmış olmasaydı...
“Paketin içeriğinden önce ben o paket en geniş toplumsal ve siyasal uzlaşmanın ürünü müdür ona bakarım. AKP iktidarı samimi bir uzlaşma arayışına girmeden, paketi tek taraflı olarak hazırlayıp önümüze koymuş ise -ki öyledir-, o zaman ben de AKP’ye sandıkta kahverengiyi gösteririm!” demek gibi bir lüksüm olabilir miydi?
Hayır... Değişiklik Türkiye için olumlu olsaydı, “AKP’nin tek taraflı hareketinin sonucudur” diye nasıl karşı çıkabilirdim? Vicdanım kabul etmezdi.
Seçim barajı en azından yüzde 5’e düşürüldükten sonra gidilecek bir genel seçimle oluşmuş, milli iradeyi en üst düzeyde temsil eden yeni bir parlamentonun, bütünüyle yeni ve demokratik bir anayasa yapması evladır.
Herkesin lüzumu hususunda mutabık kaldığı “yargı reformu”nun anayasayı ilgilendiren boyutları da bu sırada oluşacak müzakere zemininde ele alınır.
Zaten yeni ve demokratik bir anayasa talebinin, en geç önümüzdeki ilk genel seçimden sonra ülkenin gündemine geleceği artık rahatlıkla öngörülebiliyor.
Buna rağmen AKP, kendi siyasi ihtiyaçlarını gözeten bir anayasa değişikliği paketini tek taraflı olarak hazırlayıp milletin önüne koymuş bulunuyor. Söz konusu siyasi ihtiyaç, yüksek yargıyı tarafsızlaştırmanın çok ötesinde, yandaş hale getirmektir.
Yargının AKP iktidarına tabi kılınması etrafında bir ortak payda oluşturulamaz.
Ne de, Abdullah Gül cumhurbaşkanı olamasın diye “367 kararı”nı alacak kadar gözünü karartmış bir yüksek yargı, bir “ortak payda”da oturacak yer bulabilir.
“Ortak payda”, yeni ve demokratik bir anayasada oluşur. O anayasayı da baraj düşürüldükten sonra seçilmiş demokratik bir meclisin yapması en doğru olanıdır.
Ancak bunlar AKP için “faydasız doğrular”dır.
Şimdi son bir soru daha soracağım. Aslında bu soru yazının en başında sorulması gerekiyordu. Sona sakladım; çünkü şimdiye kadar okuduğunuz diğer soruları sormasaydım, referandumda sandığa atılacak pusulanın rengi hakkında bir vicdan muhasebesi yapmak mümkün olamayacaktı.
İlk soru aslında şu olmalıydı: “AKP, yargıyı kendi siyaseti ve ideolojisi doğrultusunda şekillendirmek ve böylece otoriter yönetiminin önünü açmak gibi sinsi bir fayda amaçlıyor olmasaydı, bu anayasa değişikliği paketini önümüze koyar mıydı?”
Cevabım çok açık, kesinlikle hayır...
AKP, kendisi için faydalı olan o “nahoş kokulu maddeleri” çıplak olarak referanduma götürdüğü takdirde halkın “yemeyeceğini” öngördüğü için onları bir paket içinde hoş kokulu maddelerle karıştırarak sundu.
O “nahoş maddeler” olmasaydı, bu referandum da olmazdı.
Dolayısıyla, “Faydalı ve olumlu bir pakete sırf hükümeti cezalandırmak amacıyla hayır denir mi?” diye bir vicdan sorusu sormak anlamsızdır. Çünkü paket faydalı ve olumlu değildir; başka türlüsü de mümkün olamazdı.
Ben 12 Eylül’de “hayır” diyeceksem, öncelikle o nahoş maddelere hayır diyeceğim.
Ama paketin içeriğine aldırış etmeden, hangi nedenle olursa olsun iktidara ciddi bir uyarıda bulunmak amacıyla 12 Eylül’de “hayır” diyecekler adına da vicdanım rahat.
Artık tatile çıkabilirim.

 

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Hangisi uzakdoğu kökenli bir dövüş sporu değildir?
Markapon
©Copyright 2010